Psikoloji
Sevgi ve Bağ Kurmayı Zorlaştıran Gizli Engel
Bu bozukluk bireyin hayatını birçok açıdan etkilerken, sevgi ve bağ kurma gibi temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakabilir.
Depersonalizasyon bozukluğu kişinin kendisini adeta bir yabancı gibi hissettiği, kendi bedeni veya düşünceleri üzerinde kontrol kaybı yaşadığı bir durumdur. Bu rahatsızlık travma, stres, biyolojik yatkınlık gibi çeşitli faktörlerle ilişkilendirilmekte. Araştırmalara göre bu bozukluk dünya genelinde nüfusun yaklaşık %1-2'sinde görülmekte. DPD'li bireyler çoğunlukla kendi duygularını hissedememekle ya da başkalarının duygularını anlamakta zorlanmakla mücadele ederler. Bu da hem romantik hem de sosyal anlamda büyük sorunlara sebebiyet verebilmekte.
Sevgi, derin bir bağ kurmayı ve empati geliştirmeyi, duyguları ifade etmeyi gerektirir. Ancak depersonalizasyon bozukluğu olan kişiler duygusal bağ kurmada zorlanır. Partnerlerinin ya da sevdiklerinin hissettikleri sevgi eksikliği, ilgisizlik olarak algılanabilir. Beyin görüntüleme çalışmaları, DPD’li bireylerde duygu işleme süreçlerinin farklı çalıştığını göstermiştir. Medford ve Critchley tarafından yapılan bir araştırmada, bu bireylerin beynindeki duygu düzenleme ile ilişkili olan anterior insula bölgesinin daha az aktif olduğu bulunmuştur.
Bu bozuk genellikle terapi ve ilaç tedavisiyle yönetilebilir. Bilişsel davranışçı terapi (CBT), bozuklukla başa çıkmada yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca duygu işleme ve empati geliştirme üzerine çalışan terapi teknikleri de bu bireylerin yaşam kalitesini artırabilir. Farmakolojik tedaviler arasında serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar) gibi ilaçlar kullanılmakta ama ilaç tedavisinin etkinliği kişiden kişiye değişebilmekte. Simeon ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada, farmakolojik müdahalelerin özellikle duygusal uyuşukluk gibi belirtileri azaltmada etkili olduğu bulunmuştur, ancak kesin çözüm sağlayamayabilmekte.
DPD’nin sevgi ve bağ kurma üzerindeki etkileri yadsınamaz. Fakat bu durum bireylerin sevilmeyi ya da bağ kurmayı tamamen imkansız hale getirdiği anlamına gelmez. Doğru terapi yöntemleri, sosyal destek, öz farkındalık geliştirme bu bozuklukla başa çıkmayı kolaylaştırabilir.
Yazar: Eylül Rüzgar Üzer
Kaynak:
1. https://www.bbc.com/turkce/articles/ckgn150x02xo?utm_source
2. Simeon, D., Guralnik, O., Schmeidler, J., & Knutelska, M. (2004). Fluoxetine therapy in depersonalisation disorder: randomised controlled trial. The British journal of psychiatry : the journal of mental science, 185, 31–36. https://doi.org/10.1192/bjp.185.1.31