Bilim
Doomscrolling Beyni Yeniden Şekillendiriyor: Sürekli Olumsuz Haber Tüketiminin Nörolojik Etkileri
Doomscrolling sırasında beyin, sürekli olarak “savaş ya da kaç” tepkisini tetikleyen bir uyarılma durumunda kalıyor. Bu süreçte korku ve tehdit algısından sorumlu olan amigdala aşırı uyarılırken, mantık yürütme, karar verme ve dürtü kontrolü gibi üst düzey bilişsel işlevleri yöneten prefrontal korteks zayıflayabiliyor. Sonuç olarak bireyler, rasyonel düşünme yerine sürekli tehdit algısına odaklanan bir zihinsel duruma sürüklenebiliyor.
Uzmanlar bu zihinsel durumu “patlamış mısır beyni” (popcorn brain) olarak tanımlıyor. Bu kavram, zihnin aşırı uyarıldığı ve gerçek dünyadaki daha yavaş, derin odaklanma gerektiren görevlerde zorlandığı parçalanmış bir bilişsel durumu ifade ediyor. Beyin, sürekli hızlı ve yoğun uyarana alıştıkça normal hızda ilerleyen günlük aktiviteler yetersiz ve sıkıcı hissedilebiliyor.
Bu döngü yalnızca stresle sınırlı kalmıyor. Sürekli olumsuz içerik tüketimi, dopamin sistemini etkileyerek bağımlılık benzeri bir davranış modeline dönüşebiliyor. Beyin, nöroplastisite sayesinde aktif olarak olumsuz bilgi arayan sinir yollarını güçlendirmeye başlıyor. Bu süreç, araştırmacıların “dijital demans” ve “kötü dünya sendromu” olarak adlandırdığı bilişsel ve algısal bozulmalara zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlara göre bu alışkanlığı kırmak, yalnızca üretkenliği artırmakla ilgili değil; aynı zamanda bilişsel sağlığı korumak ve gerçek dünyayla dengeli bir ilişki kurabilmek için kritik önem taşıyor. Olumsuz içerik tüketiminin sınırlandırılması, beynin tehdit odaklı çalışma düzeninden çıkmasına yardımcı olarak daha rasyonel ve dengeli bir zihinsel duruma dönüşü destekleyebiliyor.
KAYNAK:https://www.nationalgeographic.com/health/article/how-news-affects-your-brain-and-body?utm







