Sağlık
Gençlerde İnme Riski Artıyor mu? Araştırmalar 20-54 Yaş Grubundaki Değişime Dikkat Çekiyor
İnme, beynin bir bölümüne kan akışının kesilmesi veya beyin damarlarından birinin yırtılması sonucunda meydana geliyor. Damar tıkanıklığına bağlı gelişen iskemik inme, beyin dokusunun yeterli oksijen ve besin alamamasına neden oluyor. Hemorajik inmede ise damar kanaması beyin dokusuna zarar verebiliyor. Her iki durumda da hızlı tıbbi müdahale büyük önem taşıyor çünkü beyin hücreleri oksijensiz kaldığında dakikalar içerisinde hasar oluşmaya başlayabiliyor. Genç yetişkinlerde de damar tıkanıklıkları, kalp kaynaklı pıhtılar, damar duvarı yırtılmaları ve bazı nadir hastalıklar inmeye neden olabiliyor.
Araştırmacılar özellikle değiştirilebilir risk faktörleri üzerinde duruyor. Kontrolsüz yüksek tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, fiziksel hareketsizlik ve bazı maddelerin kullanımı inme riskini artırabiliyor. Bununla birlikte gençlerde görülen inmelerin tamamı bu nedenlerle açıklanamıyor. Bazı vakalarda genetik yatkınlık, kalp hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları veya boyun damarlarında gelişen diseksiyon gibi farklı mekanizmalar rol oynayabiliyor. Ayrıca inme sıklığına ilişkin eğilimler ülkeye, yaş grubuna, cinsiyete ve incelenen yıllara göre değiştiği için dünya genelinde bütün genç yetişkinlerde inme oranının kesin olarak iki katına çıktığını söylemek doğru değil.
Bu nedenle genç yaşta olmak, inme riskinin bulunmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların uzun süre belirti vermeden ilerleyebilmesi, düzenli sağlık kontrollerini önemli hale getiriyor. Ani gelişen yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme kaybı ya da açıklanamayan ciddi denge kaybı gibi belirtiler yaşandığında zaman kaybetmeden acil yardım çağrılması gerekiyor. İnme tedavisinde geçen her dakika önem taşıyor. Araştırmaların temel mesajı ise açık: İnme yalnızca yaşlıların hastalığı değil ve genç yetişkinlerde risk faktörlerinin erken belirlenmesi, önlenebilir vakaların azaltılmasına katkıda bulunabilir.
Kaynak: https://www.neurology.org/doi/10.1212/WNL.0b013e318270401d









